Ana Menü
Ana Sayfa
Forum
Haberler
İletişim
Fotoğraflar
Arama
Ziyaretçi Defteri
Video
Öz Karahasanlı Fm
Facebook Grubumuz
Önemli Telefonlar
Çevrimiçi Kullanıcılar
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2

Çevrimiçi Üyeler: 0

Toplam Üye Sayısı: 26,889
En Yeni Üye: pacdffgsvdrzbd
Ziyaretçi Anketi
Sitemizdeki son değişiklikleri nasıl buldunuz?

Çok Güzel

İdare Eder

Beğenmedim

Müzik Kutusu
Son Çevrimiçi Üyeler
rosekb60Online
pacdffgsv...Online
ljdedseyr...Offline
fdsgdhdvzf00:12:12
Charlespt00:14:26
lfdfdronov00:15:45
rqfgdhgrcq00:17:28
lfdfdrokwy00:26:43
Jordanbig00:27:58
pacdffgsv...00:28:15

Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2
Toplam Üye Sayısı: 26,889
En Yeni Üye: pacdffgsvdrzbd
ÖZKARAHASANLIFM VE KARAHASANLIFM BİRLEŞMİŞTİR.
ÖZKARAHASANLIFM VE KARAHASANLIFM BİRLEŞMİŞTİR.ÖZ KARAHASANLİ VE KARAHASANLİ FM www.karahasanli.biz VE www.karahasanliyiz.tr.gg ADRESİ ALTİNDA BİRLEŞMİSTİR TÜM KARAHASANLİ HALKINA DUYRULUR. TÜM KARAHASANLİ HALKİNDAN KASABAMIZIN RADYOSINA DESTEK VERMELERİNİ RİCA EDİYORUZ ....... GÖKAY DOGAN SELAHATTİN PEKER SAYGILARIMIZLA...
BOZLAK NEDİR
BOZLAK NEDİRbozlak nedir

Halk edebiyatimizda bir ezgi türü. Konusunu asiret kavgalarindan
kan davalarindan ask maceralarindan alir.
Çoklukla Güney ve Orta Anadolu bölgelerinde söylenir.
Afsar bozlagi Urum bozlagi gibi türleri vardir.



Birçok bölgede görülmekle birlikte özellikle Iç Anadolu ve Güney Anadolu'da
Toroslar'da yaygin olan Avsar ve Türkmen oymaklarina ait bir uzun hava türüdür.

Bozlak kelimesinin kökeni hakkinda çesitli görüsler vardir.
Öztürkçe bir kelime olan "Bozlak"in çesitli anlamlan çesitli eserlerde su sekilde belirtilmistir.

Divan-i Lügat-it Türk'de "bozlak" "bozlamak" ses vermek bagirmak anlamina gelmektedir.
Dede Korkut'ta ise bozlatmak bögürmek manasinda kullanilmakta
Kirgizcada ise "botasin olgan tüyiidey bozlayi bozlayi kaldim men" "yavrusu kaybolmus
çalinmis bir deve gibi bozlaya bozlaya feryat içinde kaldim ben" denmektedir.

Özet olarak feryad etmek haykirmak ayrica deve bagirmasi anlamina bozulamaktan
bozlamaktan gelen bir kelimedir.

Bozlak ayrica baglamada yapilan bir düzene (akord) de verilen addir.
Burada alt ve Orta teller "LA" üst tel "SOL" sesine çekilir.
Bu düzene "Abdal" düzeni de denmektedir.

Bozlak ayrica Kürdi makamindaki türleri belirten bir ayak adi olarak da "Bozlak Ayagi" seklinde kullanilmaktadir.

Zaten bozlaklarda türü belirleyen en önemli öge Kürdi dizisi içinde seslendirilmeleridir.
Bazi bozlaklarda Kürdü dizisinin yani sira "Acemkürdi" ve "Muhayyerkürdi" makamlari
bazen de bu makamlarin Sol veya Fa diyez üzerine aktarilmis sekilleri kullanilir.
Az da olsa Toros Türkmenlerinde bu tip bozlaklar görülmektedir.

Dag ve Oymak havalarinin karakterestik bir türü olan bozlak çogunlukla bir erkek tarafindan söylenir
ancak Teke yöresinde Yörüklerin hep birlikte söylediklerine de rastlanmistir.

Bozlaklarin konularini yöresel ve çesitli toplumsal olaylarla ilgili konular olusturur.
En önemli özelliklerimizden olan yigitlik ve kahramanlik bu konularin basinda gelmektedir.

Dizileri çogunlukla 11 ve 14 heceli olan bozlaklarin sözleri anonim olabilecegi gibi saz sairlerine ait de olabilir.
Bozlaklarin birkaç türü vardir. Vurguladiklari konulara göre yigitleme
güzelleme yanik agitlama ve kerem bozlagi gibi adlar alirlar.

Yigitleme bozlagi; sözleri saz sairlerimizden Dadaloglu'na ait olan asagidaki bozlak örnek olarak verilebilir.

Kalkti göç eyledi Avsar elleri
Agir agir giden eller bizimdir
Arap atlar yakin eder iragi
Yüce dagdan asan yollar bizimdir

Bozlaklarin ses genisligi 8'li 10'lu hatta 12'li olabilir.
Dizi kullanilirken tiz seslerden baslanir karar sesinin sekizlisi ve yedilisinde
belirgin biçimde görüldükten sonra karar perdesine inilerek uzun hava bitirilir.
Bozlaklar çalgi esligi olmaksizin söylendigi gibi cura ve baglama esliginde de söylenirler.

Kirsehir' li mahalli sanatçilar bozlak çalarken genellikle baglamanin RE perdesini karar sesi olarak kullanirlar.
Yani bozlagi RE üzeri çalarlar. Bozlaklarin çalinisi ve söylenisinde sert bir ifade vardir.

Bozlaklar Avsar ve Türkmen agzi ile seslendirilirler.
Bozlaklarin usta seslendiricilerine Kirsehir'li Haci Tasan Muharrem Ertas Neset Ertas Çekiç Ali
gibi yöresel sanatçilari örnek verebiliriz.
KARAHASANLI HAKKINDA BİLGİLER
KARAHASANLI HAKKINDA BİLGİLEREski adı SADIKLI olan Karahasanlı kasabası Kozaklı ilçesinin bir Bucak merkezidir. Kozaklı'ya 14 km uzaklıktadır. 1968 yılında kasaba olmuştur. Kasaba Camiikebir, Karşı, Sadıkalı ve Orta mahalle adlarında 4 mahalleden oluşmaktadır. Kasaba'da Ilkokul ve Ortaokul bulunmaktadir. Halk tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlar. Tarımda nadas yöntemi uygulanır. İyi cins buğday,çavdar ve pancar yetiştirilir.Şu an ki Belediye Başkanı Fuat Yılmaz'dır. Yaz sezonunda yogun şekilde Düğünler olur. Düğünler 3 gün sürmektedir ilk günü bayrak günü, ikinci gün kina yakılır ve üçüncü gün gelin çıkarılır. Kaplıcaları ile meşhur kozaklı ilçesine 14 km uzaklıkta, Nevşehir e 115 km,Kayseri ye 110 km, Yozgat a 80km, Kırşehir iline 68 km uzaklıktadır.İşsizlik nedeninden dolayı kasaba son 15 yıl içerisinde İstanbul,İzmir ve Kayseri illerine çok göç vermiştir ve halende vermektedir.Göç edenler İstanbul da geneli Eyüp Alibeyköy semtinde,İzmir de Bayraklı da ikamet etmektedir.Gerek İstanbul da ve gerekse İzmir de bir dernek kurulamamıştır.


Nevşehir İli Kozaklı İlçesine bağlu bir nahiye (Bucak-Belde) Merkezi olan Karahasanlının kuruluş tarihi ve ilk ismininin ne olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber HİTİTler zamanından beri iskan edildiği çevresindeki harabelerden, inlerden, eski eserlerden anlaşılmaktadır. Daha sonra perslerin, Makedonyalıların, Romalıların, Bizanslıların(Rumların) eline geçen Karahasanlı, 1071den sonra Selçuklular ve ondan sonra 1299da kurulan Osmanlılar zamanında ebediyen TÜRK yurdu haline getirilmiştir.

Büyük ATATÜRKün önderliğinde 29 Ekim 1923de kurulan Türkiye Cumhuriyetinin de ayrılmaz bir beldesi olan Karahasanlı, 1931 yılında tam teşkilatlı bir nahiye merkezi olmuş ve o zaman Kırşehire şimdi ise Nevşehire bağlı Avanos ilçesine bağlanmış, Kozaklının 1954 yılında ilçe olması üzerine aynı yıl itibariyle buraya verilmiştir.

Halen kendisine bağlı 7 köyü bulunan Karahasanlı Nahiyesinin Merkez Nüfusu 21.10.1990 tarihi itibariyle 2862 (Bu rakam 1980 yılında 2590, 1985 yılında 2816 idi) Köyleri ile birlikte toplam nüfusu ise 5284 dür.

Karahasanlıya bağlı köylerin isimleri; 1-Bayramuşağı 2-Burnukara 3-Hızıruşağı 4-Kuşaklı 5-Küllüce 6-Özce (Eski adı Seydin) 7-Yassıca

Karahasanlının Türklerden önceki isminin ne olduğu bilinmemektedir. Kırşehir Vakıf (Efkaf) İdaresindeki bir kayıta göre Selçuklular ve Osmanlılar devrindeki isminin ise AKÇAŞAR olduğunu öğreniyoruz.

Osmanlılar zamanında savaş, kıtlık, Celali isyanları gibi nedenlerle iyice boşalan AKÇAŞARa, 1071den sonra Anadoluya akın akın gelmeye başlayan 1180 Türk Aşiretlerinden biri olan ve Oğuzların Bozulus koluna mensup yapancı (Yabanlü) aşireti ile birlikte Özbek Türklerinden de bir oymak buraya gelerek yerleşmiştir.
KOZAKLI KAPLICA SUYUNUN FAYDALARI
KOZAKLI KAPLICA SUYUNUN FAYDALARIKaplıca Suyunun Faydaları

Kaplıca, sıcak yeraltı sularından yararlanmak için yeryüzüne çıktıkları kaynakların çevresine kurulan hamam görünümündeki tesislere verilen isimdir. İnsan sağlığı açısından yararlı olduğu, bazı hastalıkları iyileştirici özelliği bulunduğu bilinen kaplıcalar, turizm açısından da önem taşırlar.

• Solunum Sistemi Hastalıkları

Astma bronşiyal, Aronik bronşit, Alerjik üst solunum yolu hastalıkları, Pnömokonyoz'dır. Bu tür hastalıklarda daha çok klimaterapi uygulanmaktadır.

• Cilt Hastalıkları

Egzema, Akne, Psöriasis, Nörodermit, Kronik rezidüel ürtiker.

• Kas- İskelet Sistemi Hastalıkları

Dejeneratif eklem hastalıkları(Kireçlenmeler), Yumuşak doku romatizmaları, Bazı inflamatuar romatizmal hastalıklar (örneğin Ankilozan Spondilit, Romatoid Artrit), Ortopedik girişimler sonrası, Travmalar sonrası'dır. Bu tür hastalıklarda daha çok banyo kürleri uygulanmaktadır.

• Kalp-Dolaşım Sistemi Hastalıkları

Kompanse kalp yetmezliği, Fonksiyonel dolaşım bozukluğu, Esansiyel hipertansiyon, Varisler, Periferik arter hastalıkları, Esansiyel hipontansiyon (özellikle ortostatik)'dır. Bu tür hastalıklarda daha çok banyo ve iklim kürleri uygulanmaktadır.

• Mide-Bağırsak- Metabolizma Hastalıkları

Mide hastalıkları, Şeker hastalığı, Obesite, Gut, Karaciğer-Safra kesesi fonksiyonel yetmezlikleri'dir. Bu tür hastalıklarda içme kürleri ve şifalı çamur ağırlıklı olarak uygulanmaktadır.

• Böbrek ve İdrar Yoları Hastalıkları

Kronik piyelonefrit, Kronik sistit, Kronik prostatit, Böbrek taşları, Fonsiyonel yetmezlik. Bu tür hastalıklarda içme kürü, şifalı çamur ve banyo kürü ağırlıklı olarak uygulanmaktadır.

• Kadın-Doğum Hastalıkları

Genital organların müzmin hastalıkları, Vejetatif over yetmezliği, Fonksiyonel sterilite (kısırlık), Ameliyatlar sonrası adhezyon profilaksisi, Dismenore, Fluor. Bu tür hastalıklarda daha çok banyo kürü uygulanmaktadır.

• Nörolojik Hastalıklar

Merkezi ve periferik kronik inflamatuar hastalıklar, Omurga hastalıkları, Travmatik lezyonlar, Spastik paraliziler, Nöro ve myopatiler, Vasküler nörolojik hastalıklar, inme rehabilitasyonu, Nöro-vejetatif distoni'dir.

Etkin Bir Kaplıca Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Etkin bir kaplıca tedavisi, konu ile ilgili uzman doktorun yönlendirmesi ve yetkili doktorun gözetiminde yapılmalıdır. Kaplıca kür tedavisi yetkili olan doktor tarafından düzenlenmeli ve takip edilmelidir. Ayrıca aşağıda belirtilen genel mahiyetteki hususlar tavsiye edilmektedir.
• Banyo suyunun sıcaklığı 34-36 ºC, 36-38 ºC, 40-42 ºC olmalıdır.
• Banyo sayısı haftada 3-6 gün arasında değişebilir.
• Günde tek veya iki banyo uygulanabilir.
• Yeterli sıvı desteği sağlanmalıdır.
• Kürde toplam banyo sayısı 15-20 arasında olabilir. Banyo kürünün süresi en az 2, en çok 6 hafta sürer.
• Termal havuz içinde yüzülmemeli, fazla hareket etmeden dik veya oturur pozisyonda durulmalıdır.
• Su içi egzersiz yapılacaksa vücudun ne sıcak ne de soğuk hissettiği 34-35 ºC veya daha düşük sıcaklıklarda sular kullanılmalıdır. Kesinlikle daha sıcak sularda egzersiz yapılmamalıdır.
• Kişi banyodan sonra mutlaka iyice kurulanmalı ve termal konfor koşullarına uygun ısıtılmış (24-25 ºC) bir odada yarım ile bir saat kadar dinlenmelidir.
• Dinlenmeden sonra kişi masaj ve egzersize alınabilir veya sportif aktivitelere katılabilir.
HAYAL ÖTESİ BİR YER KAPODOKYA
HAYAL ÖTESİ BİR YER KAPODOKYAKapadokya; ilginç kaya oluşumları, kayaların içine oyularak yapılmış kiliseleri ve Hristiyanlığın merkezlerinden biri olması nedeniyle mutlaka görülmesi gereken bir yer. Sabah uçağıyla Kayseri’ye vardığımızda Ürgüp’e doğru yola çıkmadan önce ufak bir Kayseri turu yaptık.

Şehrin çok düzgün bir planı var, her yerden Erciyes Dağı’nı görebiliyorsunuz. Kayseri’yi tepeden görebileceğimiz Talas ilçesi, Ermenilerin ve Rumların Kayseri’ye Türkler gelmeden önceki yerleşimi. Kapadokya bölgesinde Ürgüp ilk durağımız. Kapadokya; Nevşehir, Niğde, Aksaray üçgeni arasında kalan bölgeye Persler’in verdiği ad. Katpatukya “Güzel atlar ülkesi” anlamına geliyor. Kapadokya deyince akla peri bacaları gelir. Doğanın süslerinden biridir bu bacalar. Yüzlerce yıl önce yaşamış insanların yarattığı uygarlık, Hristiyanlığın ilk yıllarına dayanan gizemli bir bölge Kapadokya.





Ürgüp’ün ana caddesinin arkasında kaya blokları yükseliyor. Göreme’ye doğru giderken Karakuş Restoran’a uğradık. Doğal kayaların içine oyularak yapılmış otantik bir mekan. Oradan eski adı Sinasos olan Mustafakemalpaşa köyüne geçtik. Burada ünlü Asmalı Konak dizisinin ilk konağı olup şimdi “Old Greek House” adıyla hizmet veren konağı gördük. Yolda bir kiliseye girdik. Kilisenin duvarlarında ve tavanında bulunan mozaiklerin renkleri neredeyse bozulmamıştı. Göreme’nin manzara tepesinden baktığımızda göz alabildiğine peri bacası görünüyordu. Peki bu masallardan çıkıp gelmiş bir güzellikte olan peri bacaları nasıl oluşmuştu: Hala süren doğal oluşum 60 milyon yıldır devam ediyor. Üçüncü jeolojik devirde Toroslar yükselmiş, kuzeydeki Anadolu platosunun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçmiş. Erciyes ve Hasandağı ile ikisinin arasında kalan daha küçük Göllü dağ, lavlar püskürtmüş. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Daha sonra, rüzgar ve yağmur etkisiyle Peri bacaları oluşmaya başlamış.

Çavuşin köyüne bağlı Kızılçukur denen vadiye doğru yolumuza devam ettik. Göreme Açık Hava Müzesi’nde çoğunluğu yerli olmak üzere çok sayıda turist vardı. Burası bir kaya yerleşimi 13. yüzyıla kadar manastır hayatının yaşandığı hatta ilk burada başladığı biliniyor. Kaya bloklarının içerisinde kiliseler, şapeller, oturma yerleri bulunuyor. Buradaki kiliselerde İncil’in ve Hazreti İsa’nin yaşamını anlatan bir çok fresk bulunuyor.

Çömlek yapımıyla ünlü minik bir ilçe olan Avanos’ta çömleklerin yapıldığı atölyeler de yine kaya bloklarının içine oyularak yapılmış. Chez Galip isimli atölye-mağazanın içinde “Saçlı Mağara” bulunuyor. Mağazanın bir parçası olan mağara son dönemde ücretli. Giriş bir lira. Mağaranın içinde 50 bin tutam saç bulunduğu söyleniyor. Mağaraya gezmeye gelen kişilerin hatıra olarak saçlarından bir parça bırakıyorlar. Tüm duvarlar bir parça kağıdın üstüne yapıştırılmış saçlarla kaplı.

Kapadokya gezi güzergahına Uçhisar’dan başlamalı. Kent merkezine 10 kilometre uzaklıktaki Uçhisar, Ortahisar ile birlikte bölgenin doğal kalesi görünümünde adı da bu benzetmeden geliyor. Uçhisar’ın kale olarak kullanımı Hititler döneminde başlamış. Uçhisar’ın tepesine çıkıp kilometrelercelik alana yayılmış muhteşem görünümü seyretmekte yarar var.

Uçhisar’dan Göreme’ye devam etmelisiniz. Göremeden sonra Çavuşin’deki toprak kütlelerine oyulan 12 kiliseyi göreceksiniz. Bu kiliseler Çavuşin’deki vaftizci John Kilisesi’nin etrafında toplanmış. Sağda Aktepeye doğru ilk Hristiyanların buraya yerleştiğini düşündürüyor. Çavuşin’i geçip Avanos’a devam ettiğinizde sağda Aktepe’ye doğru olan yamaçların sunduğu görüntü gözleri kamaştırıyor. Akgedik denilen boğazı aşınca Paşabağı veya Keşişler Vadisi diye adlandırılan küçük vadide ikili, üçlü başlık taşıyan birleşik koniler görünüyor. Paşabağdan hemen sonra Zelve Vadisi başlıyor.

Tıpkı göreme gibi açık hava müzesi olan Zelve Vadisi ören yerine ücretli giriliyor. Süslemesiz 15 kilise bulunan ören yerinin en büyük kilisesi Üzümlü Kilise, bir diğeri ise Geyikli Kilise’dir.

Avanos, Mustafakemalpaşa, Ortahisar, Yer altışehirleri, Tatlarin, Kervansaraylar, Ihlara Vadisi, Gülşehir, Soğanlı Vadisi Kapadokya bölgesinde gezilecek merkezlerden. Bugün Kapadokya Türk turizminde bir marka. Yurt içi ve yurt dışından gelen yüz binlerce turist dört mevsim Kapadokya’nın tadını çıkarabiliyor. Son yıllarda hızla artan turizm tesisleri hizmet kalitesi olarak da çıtasını yükseltti. Halk turizmden nasıl faydalanabileceğini öğrendi. Şu sıralar Kapadokya’yı gezmenin tam zamanı.

Soğuklar bastırmadan gidin görün deriz, kar zamanı da ayrı bir güzelliğe bürünen Kapadokya’da periler gelinliklerini giymeye başlar.
KOZAKLI HAKKINDA BİLGİLER
KOZAKLI HAKKINDA BİLGİLER
Kozaklı Neresi:
İç Anadolu Bölgesi´nde, Nevşehir iline bağlı bir ilçe olan Kozaklı, kuzey ve doğusunda Yozgat, güney ve güneybatısında Hacıbektaş, batı ve kuzeybatısında Kırşehir ile çevrilidir. Yüzölçümü 789km2 olan Kozaklı ilçesi, Nevşehir il sınırının en kuzeyinde 1.275 Rakımlı bir platoda haritada yerini almaktadır.

Ulaşım:
Nevşehir il merkeszine uzaklığı 86km, Kayseri - Ankara karayoluna 24km, Kayseri'ye 94km, Kırşehir'e 84km, Yozgat'a ise 85km dir. İlçeye bağlı 4 kasaba ve 23 köyün yollarının tamamı asfalt kaplama olması nedeniyle her mevsimde ulaşım saglanmaktadır.

İklim:
Kozaklı, yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçen tipik karasal iklim özelliğine sahiptir. Yağışlar ilkbahar ve sonbahar aylarında görülmektedir.

Ekonomik Durum:
Halkın geçim kaynağını tarım, hayvancılık ve nakliyecilik oluşturmaktadir. Son yıllarda sağlık turizmi de kendini hissetirir konuma gelmişdir. İIçe nüfusunun yaklaşık %15’i Yurt dışında isçi olarak çalışmaktadır. İlçede 5 adet un fabrikası, 4 adet yem fabrikası, 1 adet tuğla fabrikası faaliyet göstermektedir.
•Turizm: Sağlık turizminde önemli bir yere sahip kaplıcalar ve içmeceler Kozaklı ilçesinde son yıllarda yapılan yatırmlarla kendini hissetirir duruma geldi. İlçe de sağlık turizmine yönelik faaliyet içeren 18 adet otel ve motel, 641 oda ve 2800´ün üzerinde yatak kapasitesi ile hizmet vermektedir.


Türkiye haritasi
Nevsehir



•Tarım: İlçe ekonomisinde tarım önemli bir yer tutar. Ekilebilir alan miktarı 675.210 dekardır. Tarım alanlarının % 7’sinde sulu tarım, % 93’ ünde kuru tarım yapılmaktadır. Tarım ürünleri’nin başında buğday, arpa, çavdar, şekerpancarı, ayçiçeği, patates, baklagiller gelmektedir. Çok olmamakla birlikte Seracılık, meyve ve sebzecilik de yapılmaktadır. Bu ürünlerin başında üzüm, elma ve armut gelmektedir.
•Hayvancılık: Hayvancılıkta küçük ve büyükbaş hayvan besiciliği yapılmakta olup şu anda faliyet gösteren 19 adet tavuk çiftliği mevcut bulunmaktadır.

Eğtim:
İlçe´de 1 Genel Lise
1 Meslek ve Teknik Eğitim Merkezi
1 İmam Hatip Lisesi
4´ü merkez, 8´i kasaba ve köyler de olamk üzere toplam 12 İlköğretim okulu mevcutdur.

Göl, Akarsu ve Barajlar:
İlçede göl bulunmayıp, ilçe topraklarını Delice çayı´nın kollarından Karasu çayı ve Kalaycık deresi sulamaktadır. Doyduk köyünde inşasına 1997 yılında başlanan Doyduk köyü sulama barajı inşaatı kaynak yetersizliği nedeniyle durdurlmuşdur.

Tarih:
İlçe 1954 yılında birbirine yakın olan Hamamorta, Buruncuk, Bağlıca ve Kozaklı köyleri’nin birleşmesiyle kurulmuş ve Kozaklı ismini almışdır.

İlçe’nin tarihi ile ilgili yeterli ve net bilgi bulunmamaktadır. Çeşitli rivayetler içerisinde sabit delilere dayalı olmasa da, en yaygın olanı ve bilineni, Selçuklular devrinde yaşadığı ileri sürülen Kozoğlu adlı zât’ın bu topraklarda yaşadıği ve Kozaklı isminin buradan geldiğidir.

İlçe’de tarihi eser olarak sayılabilecek Kozoğlu türbesi ve hamam’ı bulunmaktadır. Ayrıca Nevşehir bölgesinde sıkça rastlanan yeraltı yerleşimi Kozaklı’ya yaklaşık 7km uzaklıktaki Kanlıca kasabasında da bulunmakdadır.

GELENEKLERİMİZ
GELENEKLERİMİZ KASABAMIZDA DÜNÜR GİTME, KIZ İSTEME, SÖZ KESME VE DÜĞÜN GELENEKLERİ

Dünür Gitme: Kasabamızda evlilikler genellikle görücü usulü olur fakat ortam küçük bir ortam olduğu için kız erkeği erkekte kızı az çok tanır. Son yıllarda ise görücü usulü ağır ağır kalkmaya yüz tutmuştur. Yani evlenecek delikanlı gençlerimiz sevdiği bir kız varsa bir şekilde bunu ailesine duyurur. Gencimiz herhangi bir kızımızı belirlemedi ise ailesi münasip bir kız aramaya başlar. Bu köyümüzden olabileceği gibi çevre köylerden veya başka yerlerden de olabilir. Gelin adayı belirlendikten sonra dolaylı bir şekilde kız evine haber gönderilir veya bazende habersizcede ön ziyarete gidilir.Dünürcülükte yanlarına çikolata, bisküvi, çay, şeker vs. gibi hediyelerde götürülür.Dünür giderken erkek tarafının büyükleri yanlarına köyün ileri gelenlerinden bir kaç kişi alırlar.Ziyaret sebebi dile getirilir.Bu arada nezaket gereği kız, kahve getirme veya bir şeyler ikram etme bahanesiyle, her gelen dünüre çıkar, kendini gösterir. Kız, dünür yakınlarınca baştan aşağı süzülerek tetkik edilir ve dünürler müsaade isteyerek evden ayrılır. Bütün bu tetkiklerden sonra dünürler kızı beğenmiş ise, ikinci kez dünürlüğe gelinerek, Allah'ın emri ve Peygamberin kavli ile kız istenir. Kız tarafı bu arada düşünmek için kızlarına sormak için fırsat ve müsade isterler. Kız tarafı bu arada dünür olacak aileyi tanıyorlarsa daha çabuk karar verirler ancak dünürler yabancı ise çevresini araştırıp münasip birileri olup olmadığına karar verirler. Bu arada damat olacak gencin işi olup olmadığına da çok dikkat ederler. Ailenin ekonomik durumunu göz önüne alırlar. (Büyüklerimizin anlattığına göre eskiden kız tarafı erkek tarafının tarlası çokmu, hayvanı bolmu bunlara bakarmış. Erkek tarafı ise kızın güçlü kuvvetli olmasına dikkat edermiş. Tarlada verimli çalışabilmesi için). Nihayetinde son dünür gidişinde kız tarafı kabul ederse söz kesilir, duası yapılır ve kahveler veya çaylar içilir. Bu arada düğün için bir takım planlar yapılır. Nişan yapılıp yapılmayacağına, yapılacaksa tarihine karar verilir. Alınması gereken çeyizler ve altınlar belirlenir.

Nişan: Bazen nişan kararı alınmadı ise nişan töreni yapılmadan düğünde yapılır. Fakat nişan yapılacaksa nişan hazırlıkları başlar. Nişan için davetiye olmaz bunun yerine kız tarafından genellikle genç kızlar veya kadınlar şeker dağıtarak köyü kapı kapı gezerek nişana davet ederler. Köyümüzde şu an için düğün salonu olmadığından evlerin önünde müsait bir alanda nişan yapılır. Nişan ve düğünler eskiden (10-15 yıl öncesi) kadınlar kendi aralarında yapardı daha sonra ise kız tarafı damat evine yüzük götürüdü. Bu adete yüzük götürme adeti denirdi. Son zamanlarda karışık nişan ve düğünler yapılmaktadır. (Salon düğünü şeklinde). Nişanı daha çok kadınlar ve kızlar kendi aralarında eğlenerek yaparlar çalgı olarak teyp,müzikseti veya durumu müsait olanlar org-davul getirerek çaldırırlar. Eğlencenin başında damat ve geline nişan yüzükleri takılr alkışlanır.Nişanda da geline bir miktar para,altın ve çeşitli hediyeler takılarak nişan sona erer.

Düğün: Köyümüzde düğünler genellikle cuma akşamı başlar. Düğün erkek evinden kız evine bazı eşyaları götürerek başlatılırdı. Buna cins götürme denir. Ancak bu gelenek son yıllarda kalkmaya yüz tutmuştur. Erkek evinde cuma gecesi eğlence olur.Kız evide kendi evinde eğlence yapar.Gelen misafirler ağırlanır yemekler verilir. Erkek tarafı davul-zurna veya orkestra getirerek düğününü şenlendirmeye çalışır. Daha çok gençler kendi aralarında oynarlar. Kız tarafındada eğlenceler sürer. . Gelin damat düğün resimlerini çekinmek üzere fotoğrafçıya beraberce giderler. Cumartesi gecesi eğlenceler daha geniş kapsamlı olur ve aynı zamanda kına gecesidir bu gece. Gecenin sonunda kız evine kına almaya gidilir ve kına alınarak gelinir damata kınası yakılır. Kız evindede gecenin sonunda gelin kınası mumlar eşliğinde yakılır. Bazen gelinin ağlaması için ağıtlar yakılır. Pazar günü damat tarafı gelin çıkarma hazırlıklarına başlar. Genellikle saat 12 civarında kız evine gelin almaya gidilir. Kız evinin önünde bir miktar daha eğlence oyun halay vs yapılır. Gelini kızın yakınlarından iki kişi çıkararak gelin arabasına bindirir. Damata evin önünde kız tarafı hediyeler takarlar.Damat kız tarafı ile tebrikleşir. Bu şekilde gelin çıkarılmış olur. Damatın evine gelince gelin arabadan indirilerek eve çıkarılır. Yine buradada damat yakınları damata çeşitli hediyeler takarlar. Buradada tebrikleşmeler olur ve düğün sona erer.

Nikâh: Nişan takma merasimi veya düğün bittikten sonra sıra nikâh işine gelmiştir. Bu merasim ancak her iki tarafın yakınlarının taraftarlarından aldıkları vekaletnamelerle (gizli söz senedi) olur. Mesela kızın yakın akrabalarından birisi yanına iki şahitle mahallenin imamını alarak mahalle imamı vekaletnameler muvacehesinde nikâhı kıyar. Duasını yapar, bu suretle imam nikâhı kıyılmış olur. Bunu müteakip günlerde de medeni nikâh kıyılır ve resmen karı kocalıkları ilân edilir.

Çeyiz Asma: Çeyiz, gelin çıktığı gün asılır. Kızın sandıkta ne kadar eşyası varsa bir odaya serilir, duvarlara asılır. Burada gelin kızın bizzat kendi eliyle işlediği işler, danteller, örgüler, entariler, iç ve dış çamaşırları, terlikleri çorap ve ayakkabılarına kadar her şey teşhir edilir. Yanı başında kızın yatak, yorgan ve bakır takımları da bulunur. Çeyiz görmeye yakın akrabaları ve komşuları çağrılır.

Not: Düğün geleneklerimiz her düğünde aynı olmayıp ufak tefek değişiklikler gösterebilmektedir. Yazımızda unutulmuş veya eksik kalmış konular bulunabilir. Bu sebeplerden dolayı affınıza sığınıyorum.
SİTE YÖNETİCİ GÖKAY DOGAN
SİTE YÖNETİCİ GÖKAY DOGANSayın Hemşerilerimiz,

Günümüzde hem ulaşım hem de iletişim olanakları bir hayli gelişme gösterdi. KARAHASANLİ.BİZ sitesi içerisinde bulunduğumuz Bilgi Çağının gerisinde kalmamak için KARAHASANLI adına Internet'te atılan büyük bir adımdır.

Nüfusumuzun büyük çoğunluğu kasabamızın dışında yaşıyor. Yaz ayları ve bayramlarda kasabamıza tatile gelmenin ötesinde birbirimizden ve kasabamızdan haberdar olmak için 12 ay, 24 saat faydalanabileceğimiz Internet'te böyle bir imkana sahibiz. Bu site sayesinde ülkemizin her köşesinde ve yurt dışında yaşayan hemşerilerimiz birbirlerine ve KARAHASANLIYA daha da yakınlaşacaktır. Bu site sayesinde kasabamızda yapılan çalışmaları artık sizlere daha rahat duyuracak, maddi ve manevi desteğinizi isteyeceğiz.

Gurbette yaşayan siz değerli hemşerilerimiz. Sizden ricamız ne olursa olsun yılda en az bir kez olsun KARAHASANLIYA ziyarete gelin. KARAHASANLININ ihtiyaçlarına katkıda bulunmaya çalışın. Yetiştirdiğiniz çocuklarınıza da KARAHASANLI sevgisini aşılayın. Dedelerimizden miras kalan bu toprakları unutmayalım, kendi haline terk etmeyelim. Bizler elimizden geldiği kadarıyla bu site üzerinden KARAHASANLI İLE ilgili tüm gelişmeleri sizlere aktarmaya çalışacağız. Sizlerde Sitemizde Resim ve Videolarınızı Paylaşabilirsiniz.Sizlerden İstediğimiz En az 1 Tane Bile Olsa Herkesten Bir Anı Olması İçin 1 Tane Resim veya Video Yüklemenizi İstiyoruz.
Bu Dileklerimizle Sözlerimizi Sonlandırıken Hepinize Saygı Ve Selamlarımızı Sunuyor Küçüklerimizin Gözlerinden Büyüklerimizin Ellerinden Öpüyoruz.
Atatürk Diyor ki
atatürk
Karahasanlı FM
fmgiris.jpg (180×224)
Öz Karahasanlı Fm Dinle
Ziyaretçi Defteri
Videolar
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola





Kısa Mesajlar
Mesaj göndermeniz için üye girişi yapmış olmanız gerekmektedir.

Henüz hiç kısa mesaj gönderilmemiş.
Sayaç

Not: 31 Aralık 2010 İtibarendir.
 
941,022 Tekil Ziyaretçi
Powered by PHP-Fusion